Ev sahipleri ile kiracılar arasında son dönemde sıkça rastlanan uyuşmazlıklardan biri de kira bedelinin eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan icra takipleri. Kirasını düzenli ödediği halde haksız bir taleple karşı karşıya kalan kiracılar için banka dekontları hayati önem taşırken, haksız icra başlatan mülk sahipleri tazminat riskiyle karşılaşabiliyor.
Kiralık konut piyasasında yaşanan anlaşmazlıklar çoğu zaman yargıya ve icra dairelerine taşınıyor. Bu anlaşmazlıkların başında ise ev sahibinin yapılan ödemeleri yok sayarak veya “kira eksik yattı” gerekçesiyle kiracı aleyhine icra takibi başlatması geliyor. Ancak hukukçular, her iddianın yasal bir dayanağı olması gerektiğinin ve somut delillerin süreci tamamen değiştirebileceğinin altını çiziyor.
Banka Dekontu En Güçlü Kalkan
Kira borcunun eksiksiz ödendiğini ispatlamada birincil ve en güçlü delil banka kayıtlarıdır. Kiracıların hak kaybına uğramaması adına dikkat etmesi gereken temel noktalar şunlardır:
- Açıklama Kısmını Boş Bırakmayın: Kira ödemesi transfer edilirken açıklama bölümüne mutlaka “…. Yılı …. Ayı Kira Bedeli” ibaresi net bir şekilde yazılmalıdır.
- Dekontları Arşivleyin: Dijital ya da basılı dekontlar kira ilişkisi sona erse dahi yasal zamanaşımı süreleri boyunca saklanmalıdır.
- Elden Ödemelerden Kaçının: Mecbur kalındığı durumlarda ise mutlaka mülk sahibinin ıslak imzasını taşıyan ayrıntılı bir tahsilat makbuzu alınmalıdır.
Bilirkişi İncelemesi Gerçek Tabloyu Netleştirir
Kira uyuşmazlıklarının yargıya taşınması durumunda dosya genellikle bilirkişiye tevdi edilir. Bilirkişi; mevcut kira sözleşmesini, yasal kira artış oranlarını, dönem içindeki fiili ödemeleri ve banka hareketlerini tek tek karşılaştırır.
Yapılan bu teknik inceleme sonucunda kiracının borcunun bulunmadığı, hatta bazı durumlarda ev sahibinin talep ettiğinden daha fazla ödeme yapıldığı dahi ortaya çıkabilmektedir. Mahkemeler, sunulan bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte değerlendirerek nihai hükmü verir.
Haksız Takip Başlatan Ev Sahibi Tazminat Öder mi?
Kiracının borcu olmadığı halde başlatılan icra takiplerinde, mülk sahibinin tazminat ödemesi gündeme gelebilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca haksız ve kötü niyetli takip durumlarında kiracı lehine icra inkâr veya kötü niyet tazminatına hükmedilebilmektedir. Ancak tazminatın uygulanabilmesi için takibin türü, itiraz süreçleri ve kanunun aradığı şartların somut olayda eksiksiz gerçekleşmiş olması gerekir.
İcra Tebligatı Alan Kiracı Ne Yapmalı?
Hakkında icra takibi başlatıldığını öğrenen bir kiracının panik yapmadan hızlı hareket etmesi gerekir:
- Yasal Süreleri Kaçırmayın: İcra dairesinden gelen ödeme emrinin tebliğ tarihi dikkatle kontrol edilmeli; takibin niteliğine göre kanunda öngörülen yasal süreler içinde (genellikle 7 gün) itiraz hakkı kullanılmalıdır. Sürenin kaçırılması takibin kesinleşmesine yol açabilir.
- Belgelerinizi Hazırlayın: Kira kontratı, artış mutabakatları, banka dekontları ve taraflar arasındaki yazışmalar eksiksiz bir dosya haline getirilmelidir.
- Hukuki Destek Alın: Sürecin usul hatası yapılmadan yürütülmesi adına bir avukata veya gayrimenkul hukuku uzmanına danışmak hak kaybını önler.
