Gayrimenkul piyasasının en sıcak gündem maddesi olan tahliye davalarında, yargılama sürelerini kısaltacak kritik gelişmeler kapıda. Yıllarca süren davalar nedeniyle mağduriyet yaşayan mülk sahipleri için müjdeli haber, istinaf süreçlerindeki “hızlanma” sinyaliyle geldi. Peki, yeni dönemde tahliye süreçleri nasıl işleyecek? İşte detaylar…
Yargı Yükü Hafifliyor, Kararlar Hızlanıyor
Türkiye genelinde kira uyuşmazlıklarının rekor seviyeye ulaşması, Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri’ndeki (istinaf) dosya sayısını artırmıştı. Ancak yeni düzenlemeler ve yargıdaki önceliklendirme ile birlikte, tahliye davalarının istinaf aşamasındaki bekleme sürelerinin önemli ölçüde düşürülmesi hedefleniyor.
Parasal Sınırlar Süreci Nasıl Etkiliyor?
2026 yılı itibarıyla güncellenen istinaf ve temyiz kesinlik sınırları, birçok davanın daha üst mahkemeye gitmeden kesinleşmesini sağlıyor.
- İstinaf Sınırı: Belirlenen parasal sınırın altında kalan tahliye ve alacak davaları, yerel mahkeme kararının ardından doğrudan kesinleşebilecek.
- Hızlı Tahliye: Özellikle tahliye taahhütnamesine dayalı davalarda, itiraz süreçlerinin daraltılması mülk sahiplerinin evine veya iş yerine kavuşma süresini aylar bazında kısaltıyor.
3 Aylık Kira Deposu ve Tehiri İcra Detayı
Mevcut sistemde kiracılar, tahliye kararını durdurmak için “tehiri icra” (icranın geri bırakılması) yoluna başvurabiliyor. Bunun için 3 aylık kira bedelinin teminat olarak yatırılması şart. Yeni dönemde bu süreçlerin de dijitalleşme ve hızlı inceleme ile daha şeffaf ve hızlı yönetilmesi bekleniyor.
Arabuluculuk Hala Kritik
Dava sürecine girmeden önce zorunlu arabuluculuk aşaması, hala en hızlı çözüm yolu olma özelliğini koruyor. Ancak anlaşma sağlanamayan dosyalarda, istinaf mahkemelerinin “öncelikli inceleme” kapsamına aldığı tahliye dosyaları sayesinde, 2-3 yıl süren belirsizlik dönemlerinin sona ermesi hedefleniyor.









