Türkiye gayrimenkul ve inşaat sektörü; yükselen maliyetler, ağır finansman yükü ve zayıflayan talep üçgeninde sıkışarak zorlu bir süreçten geçiyor. Açıklanan son ekonomik veriler, yeni konut üretimindeki yavaşlamayı ve piyasadaki tıkanıklığı gözler önüne seriyor.
1. Maliyet Artışlarında İşçilik Yükü Öne Çıkıyor
İnşaat Maliyet Endeksi verilerine göre maliyetlerdeki artış trendi kesintisiz devam ediyor:
- Aylık ve Yıllık Artış: İnşaat maliyet endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,15, yıllık bazda ise %28,33 oranında artış kaydetti.
- İşçilik Maliyetleri: Sektörü en çok zorlayan kalemlerin başında işçilik giderleri geldi. Yıllık işçilik maliyet artışı %30,51 olurken, bina dışı yapılarda bu oran %31,65 seviyesine ulaştı.
2. Fiyatlar Yükseliyor Ama Reel Olarak Geriliyor
Maliyetlerdeki hızlı yükseliş konut satış fiyatlarına tam olarak yansıtılamıyor.
- Nominal vs. Reel Değişim: Konut fiyatları yıllık bazda %25 artış gösterse de yüksek enflasyon karşısında reel olarak %5,1 oranında geriledi.
- Üretici Sıkışması: Satış fiyatlarının maliyet artışlarının gerisinde kalması, müteahhit ve üreticilerin kâr marjlarını daraltarak yeni proje iştahını kesiyor.
3. Satışlar Düşüyor, Yeni Arz Sıkıntıya Giriyor
Piyasada hem talep tarafında duraklama hem de arz tarafında daralma dikkat çekiyor:
| Gösterge | Değişim / Miktar | Piyasa Etkisi |
| Temmuz Konut Satışları | %17 Azaldı (123.603 Adet) | Yüksek kredi faizleri ve alım gücü düşüşü talebi baskılıyor. |
| Yapı Ruhsatı Yüzölçümü | %7,4 Azaldı (2. Çeyrek) | Müteahhitlerin yeni projelere başlamakta isteksiz olduğunu gösteriyor. |
Sektörün Geleceği: Yüksek Fiyat Baskısı Sürebilir
Uzmanlar, maliyet baskısı ile yüksek finansman giderlerinin birleşmesi sonucu piyasada yeni konut arzının kısıtlandığını vurguluyor. Arzın daralması, orta ve uzun vadede mevcut konut stokları üzerinde yüksek fiyat baskısı oluşturma riski taşıyor.
