Site icon Emlak Zirvesi

Konut Balonu Riskinde Zirve Değişti

Dünya genelinde yüksek faiz ve enflasyon baskısı sürerken, küresel metropollerde ev fiyatları, hanehalkı gelirleri ve kira oranları arasındaki makas giderek açılıyor. UBS tarafından yayımlanan Global Real Estate Bubble Index 2026 raporu, incelenen 23 uluslararası şehirde konut piyasalarının tamamen farklı yönlere savrulduğunu ortaya koydu.

Son iki yıldır zirvede yer alan Miami bu yıl yüksek risk grubundan düşerken, yeni risk liderleri Zürih ve Tokyo oldu. Endekse bu yıl ilk kez dahil edilen Seul ve Lizbon ise riski en hızlı tırmanan kentler olarak dikkat çekti.

Risk Haritasındaki Öne Çıkan Başlıklar

Şehirlerin Risk Sınıflandırması

Risk KategorisiKentler
Yüksek Balon RiskiZürih, Tokyo
Belirgin / Artmış RiskDubai, Seul, Cenevre, Lizbon, Miami, Milano, Hong Kong, Madrid
Düşük RiskParis, Londra, New York, San Francisco, São Paulo

Ev Sahibi Olmak Kiralamaktan Pahalı

Rapordaki en belirgin yapısal sorun erişilebilirlik krizinde düğümleniyor:

  1. Gelirin %40’ı Konuta Gidiyor: İncelenen kentlerin çoğunda 60 metrekarelik yeni bir evin yıllık kredi, faiz ve bakım gideri, kalifiye bir çalışanın brüt gelirinin %40’ından fazlasını yutuyor.
  2. Kira ve Satın Alma Makası: Özellikle Münih, Hong Kong ve Sydney’de ev sahibi olmanın yıllık maliyeti, aynı evi kiralamanın maliyetini açık arayla geride bırakmış durumda.
  3. Enflasyon Soru İşareti: Son beş yıllık veriler “gayrimenkul her zaman enflasyondan korur” tabusunu yıktı; incelenen şehirlerin yarısından fazlasında konut fiyatları enflasyon karşısında reel kayıp yaşadı.

Türkiye ve İstanbul İçin Ne Anlama Geliyor?

UBS’nin 23 şehirik çalışmasında İstanbul yer almıyor. Bu nedenle rapordaki verilerin Türkiye piyasasına birebir uyarlanması doğru bir yaklaşım değil. Ayrıca endeksteki “yüksek balon riski” ifadesi, o kentte fiyatların hemen düşeceği anlamına gelmiyor; fiyatların gelir ve kiralardan koparak dış şoklara ve faiz değişimlerine karşı son derece hassas hale geldiğini gösteriyor.

Exit mobile version