Türkiye genelinde konut piyasası, son dönemde “hayalet ev” olarak adlandırılan yeni bir yatırımcı davranışı ile sarsılıyor. Mülk sahipleri, uzun süren tahliye davaları ve kira sınırlamalarıyla uğraşmak yerine, dairelerini boş tutarak satışa hazır bekletmeyi tercih ediyor. Piyasada oluşan bu yeni dinamik, boş evlerin kiracılı evlere oranla yüzde 10 daha değerli hale gelmesine neden oldu.
“Kiracısızlık Primi” Fiyatları Uçurdu
Gayrimenkul piyasasında bir dönem “içinde hazır kiracısı var” denilerek pazarlanan konutlar, günümüzde alıcılar için “riskli varlık” kategorisine girdi. Aynı sitede ve aynı özelliklere sahip iki daire karşılaştırıldığında, boş olan daireler, kiracılı olanlara göre ortalama %10 daha yüksek bedelle alıcı buluyor.
Alıcıların bu fiyat farkını ödemeye razı olmasının temelinde ise “hemen taşınabilme” veya “güncel piyasa değerinden yeni kiracı bulabilme” imkanı yatıyor. İçinde kiracı olan bir evi satın alan yeni malikin, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açması durumunda mahkeme süreçlerinin yıllarca sürebilmesi, yatırımcıyı boş evlere yönlendiriyor.
İstanbul’da 300 Bin “Hayalet Ev” Kapısına Kilit Vurdu
CK Enerji tarafından hazırlanan “Gayrimenkulün Enerjisi” raporu, tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Resmî verilere göre İstanbul’da yaklaşık 225 bin konutun elektrik aboneliği aktif olmasına rağmen tüketim yapılmadığı için “boş” statüsünde olduğu belgelendi. Sektör temsilcileri, kayıt dışı durumlar ve kısa süreli kullanımlar da eklendiğinde bu rakamın megakentte 300 bini aştığını tahmin ediyor.
Yaklaşık bir milyon insanın barınma ihtiyacını karşılayabilecek bu devasa yapı stokunun atıl vaziyette tutulması, kiralık konut arzı üzerindeki baskıyı artırarak kira krizini daha da derinleştiriyor.
Yatırımcı Neden Bu Riski Alıyor?
Birçok mülk sahibi, rasyonel bir hesaplama yaparak evini boş tutmayı tercih ediyor. Mevcut piyasa koşullarında bir yıllık kira getirisi, evin boş satıldığında elde edilecek %10’luk fiyat avantajını ancak karşılıyor. Üstelik boş ev, malikini tahliye stresi, noter masrafları ve uzun süren hukuk mücadelelerinden kurtarıyor.
Sektörün Beklentisi: Radikal Düzenlemeler Kapıda mı?
Gayrimenkul uzmanları, kiranın artık bir yan gelir olmaktan çıkıp yatırımcı için “risk faktörüne” dönüştüğü uyarısında bulunuyor. Eğer mülkiyet haklarındaki belirsizlikler giderilmez ve tahliye süreçleri hızlanmazsa, piyasadaki “hayalet ev” stokunun artmaya devam edeceği öngörülüyor. Sektör temsilcileri, bu suni arz darlığını kırmak için Avrupa’daki örneklere benzer şekilde bir “boş ev vergisi” düzenlemesinin gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor.
