Türkiye gayrimenkul piyasasında konut satış rakamları yüksek seyretmeye devam etse de, sektörün “lokomotifi” olarak kabul edilen sıfır konut satışlarındaki düşüş dikkat çekici bir boyuta ulaştı. TÜİK verilerinden yapılan analizlere göre, toplam satışlar içerisinde ilk el konutların payı son 10 yılda istikrarlı bir şekilde azalarak rekor düşük seviyelere geriledi.
10 Yılda Yüzde 48’den Yüzde 30’a
Gayrimenkul sektöründe yeni projelerin finansmanı ve konut arzının devamlılığı için hayati önem taşıyan ilk el satışlar, 2017 yılında toplam piyasanın neredeyse yarısını (yüzde 48,10) oluşturuyordu. Ancak aradan geçen süreçte bu oran kademeli olarak zayıfladı. 2026 yılının ilk iki ayına ait veriler, sıfır konutların toplam satışlar içindeki payının yüzde 30,44’e kadar düştüğünü ortaya koyuyor.
Satış Rakamlarının Yıllara Göre Seyri
TÜİK verileri, ilk el satışların hem adet bazında hem de oransal olarak nasıl bir değişim geçirdiğini net bir şekilde gösteriyor:
| Yıl | İlk El Satış Adedi | Toplam Satış İçindeki Payı (%) |
| 2017 | 718.104 | %48,10 |
| 2019 | 563.419 | %39,15 |
| 2021 | 527.473 | %32,77 |
| 2023 | 442.484 | %33,27 |
| 2025 | 570.812 | %32,43 |
| 2026* | 71.854 | %30,44 |
> 2026 verileri sadece Ocak ve Şubat aylarını kapsamaktadır.
Sektör İçin Neden Kritik?
Sektör temsilcileri, sıfır konut satışlarından elde edilen gelirin doğrudan inşaat şirketlerine kaynak oluşturduğunu vurguluyor. Bu kaynağın azalması, beraberinde şu riskleri getiriyor:
- Arz Sıkıntısı: Yeni projelerin finansmanında zorluk yaşanması, konut arzının artırılmasını engelliyor.
- Finansman Döngüsü: İlk el satışların zayıflaması, inşaat sektörünün ekonomik döngüsünü yavaşlatıyor.
- Fiyat Baskısı: Arzın talebe yetişemediği durumlarda, mevcut konut fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskı devam ediyor.
Piyasada genel satış hacmi korunsa da, alıcıların yeni projeler yerine ikinci el konutlara yönelmesi, gayrimenkul sektörünün gelecekteki üretim kapasitesi üzerinde soru işaretleri yaratıyor.
