Yargıtay, taşınmaz satışının ardından ödenmeyen emlak komisyonuyla ilgili açılan davada gayrimenkul sektörünü ve tüketicileri doğrudan ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, alacaklı tarafın icra takibi başlatmış olmasının Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru yapmasına engel teşkil etmeyeceğine hükmetti.
İzmir’de gerçekleşen bir konut satışının ardından emlak danışmanı, hak ettiği komisyon ücretini tahsil edemediği gerekçesiyle hukuki süreç başlattı. 104 bin 250 liralık alacağın tahsili amacıyla Tüketici Hakem Heyeti’ne yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine, alacaklı taraf İcra Müdürlüğü aracılığıyla icra takibi başlattı.
Süreçte alıcı taraf ise emlakçının satışa aracılık etmediğini, sözleşmede satıcı olarak görünen kişinin taşınmazın resmi maliki olmaması sebebiyle sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini savunarak takibe itiraz etti.
İlk Derece Mahkemesi Reddetmişti
İtiraz üzerine duran icra takibinin ardından konu yeniden yargıya taşındı. İlk derece mahkemesi, aynı alacak talebiyle ilgili icra takibinin devam etmesini gerekçe göstererek Tüketici Hakem Heyeti kararını değiştirdi ve davacının itirazını reddetti.
Kararın ardından Adalet Bakanlığı devreye girerek “kanun yararına temyiz” başvurusunda bulundu. Bakanlık, alacaklının hem İcra ve İflas Kanunu’ndan doğan haklarını kullanabileceğini hem de Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabileceğini, bu iki yolun birbirine engel (derdestlik) oluşturmayacağını belirterek mahkemenin işin esasına girerek karar vermesi gerektiğini vurguladı.
Yargıtay Noktayı Koydu: “Derdestlik Söz Konusu Değil”
Dosyayı ayrıntılı inceleyen Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını kanun yararına bozdu. Yüksek Mahkeme kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
- İki Farklı Yol Birbirini Engellemez: İcra takibine yapılan itiraz sonucunda takibin durduğu ve henüz bir “itirazın iptali davası” açılmadığı hatırlatıldı. Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulduğu sırada derdest (görülmekte olan) bir dava bulunmadığı için hukuki bir engel olmadığı ifade edildi.
- İİK Madde 67 Vurgusu: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca icra takibi başlatılmış olmasının, hak arama hürriyeti kapsamında alacak davası veya hakem heyeti başvurusu yapılmasına engel teşkil etmediği kaydedildi.
- Parasal Sınır Detayı: Belirlenen parasal sınırlar dahilindeki uyuşmazlıklarda tarafların hem İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haklarını çalıştırabileceği hem de Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabileceği, bu yolların çelişmediği kesinleşmiş oldu.
Özetle: Gayrimenkul alım-satım işlemlerinde komisyon veya hizmet bedeli alacağı için icra takibi başlatılmış olması, Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru hakkını ortadan kaldırmıyor. Yargıtay’ın bu emsal kararı, benzer uyuşmazlıklarda hak arama yollarının önünü açıyor.
