Site icon Emlak Zirvesi

Yargıtay’dan Emlak Komisyonu Davasında Emsal Karar: İcra Takibi Hakem Heyetine Engel Değil!

Yargıtay, taşınmaz satışının ardından ödenmeyen emlak komisyonuyla ilgili açılan davada gayrimenkul sektörünü ve tüketicileri doğrudan ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, alacaklı tarafın icra takibi başlatmış olmasının Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru yapmasına engel teşkil etmeyeceğine hükmetti.

İzmir’de gerçekleşen bir konut satışının ardından emlak danışmanı, hak ettiği komisyon ücretini tahsil edemediği gerekçesiyle hukuki süreç başlattı. 104 bin 250 liralık alacağın tahsili amacıyla Tüketici Hakem Heyeti’ne yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine, alacaklı taraf İcra Müdürlüğü aracılığıyla icra takibi başlattı.

Süreçte alıcı taraf ise emlakçının satışa aracılık etmediğini, sözleşmede satıcı olarak görünen kişinin taşınmazın resmi maliki olmaması sebebiyle sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini savunarak takibe itiraz etti.

İlk Derece Mahkemesi Reddetmişti

İtiraz üzerine duran icra takibinin ardından konu yeniden yargıya taşındı. İlk derece mahkemesi, aynı alacak talebiyle ilgili icra takibinin devam etmesini gerekçe göstererek Tüketici Hakem Heyeti kararını değiştirdi ve davacının itirazını reddetti.

Kararın ardından Adalet Bakanlığı devreye girerek “kanun yararına temyiz” başvurusunda bulundu. Bakanlık, alacaklının hem İcra ve İflas Kanunu’ndan doğan haklarını kullanabileceğini hem de Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabileceğini, bu iki yolun birbirine engel (derdestlik) oluşturmayacağını belirterek mahkemenin işin esasına girerek karar vermesi gerektiğini vurguladı.

Yargıtay Noktayı Koydu: “Derdestlik Söz Konusu Değil”

Dosyayı ayrıntılı inceleyen Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını kanun yararına bozdu. Yüksek Mahkeme kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

Özetle: Gayrimenkul alım-satım işlemlerinde komisyon veya hizmet bedeli alacağı için icra takibi başlatılmış olması, Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru hakkını ortadan kaldırmıyor. Yargıtay’ın bu emsal kararı, benzer uyuşmazlıklarda hak arama yollarının önünü açıyor.

Exit mobile version