Gayrimenkul sektöründe hareketlilik sürerken, ev sahipleri ile kiracılar arasında en sık yaşanan uyuşmazlıkların başında depozito iadeleri geliyor. Son dönemde Yargıtay kararlarına da yansıyan bu tartışmalara ilişkin uzmanlardan kiracıların yüzünü güldürecek önemli açıklamalar geldi. Hukukçular, depozito iadesinde enflasyon karşısında yaşanan değer kaybını önlemek için güncel kira bedelinin esas alınması gerektiğini belirtiyor.
Depozitoyu Geri Almanın Yolu Sözleşmeden Geçiyor
Uzmanlara göre, kiracıların tahliye sonrası depozitolarını sorunsuz bir şekilde geri alabilmeleri için kira sözleşmesindeki maddeler hayati önem taşıyor. Sözleşmede “Kiracıdan kaynaklı bir zarar bulunmadığı takdirde depozito aynen iade edilecektir” gibi net bir hükmün yer alması, kiracının elini güçlendiriyor.
Eğer ev sahibi haklı bir gerekçe olmaksızın depozitoyu iade etmezse, kiracıların icra takibi başlatma veya alacak davası açma hakkı bulunuyor. Ancak bu süreçte yasalardan ziyade, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin belirleyici olduğu vurgulanıyor.
Enflasyon Kaybına Karşı “Güncel Bedel” Formülü
Yıllar önce ödenen depozito bedellerinin enflasyon karşısında erimesi, kiracıları ciddi şekilde mağdur ediyordu. Hukukçular, bu değer kaybının önüne geçmek için iade sürecinde kiracının lehine olan formülün uygulanması gerektiğinin altını çiziyor. Buna göre:
- Depozito iadesi hesaplanırken, paranın yıllar içindeki değer kaybını önlemek adına tahliye tarihindeki güncel kira bedeli esas alınmalı.
- Döviz bazında ödenen depozitolarda, eğer kur artışı enflasyon farkını karşılıyor ve zararı gideriyorsa ödeme döviz cinsinden yapılabilir.
- Dövizin yetersiz kaldığı senaryolarda ise yine kiracı menfaati gözetilerek güncel kira bedeli üzerinden Türk Lirası hesaplaması yapılmalıdır.









