Türkiye’de ev sahibi ile kiracı arasındaki hukuki anlaşmazlıklar gün geçtikçe tırmanırken, en sık karşılaşılan gerekçelerin başında “Almanya’dan oğlum gelecek” ya da “Çocuğum evlenecek, eve kendim geçeceğim” iddiası geliyor. Konuyla ilgili kritik değerlendirmelerde bulunan Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, mahkemelerin bu davalarda izlediği kriterleri ve kiracıların sahip olduğu yasal hakları detaylarıyla açıkladı.
Yargıtay Kriteri: Talebin “Samimi” Olması Şart
Ev sahibinin gereksinim nedeniyle tahliye davası açabilmesi için kanunun belirlediği somut kriterler bulunduğunu belirten Avukat Sakarya, yargının en çok dikkat ettiği hususun “samimiyet” olduğunun altını çizdi.
Mahkemenin ve Yargıtay’ın olay incelemesinde şu detaylara baktığı vurgulandı:
- Ev sahibinin veya bakmakla yükümlü olduğu yakınının gerçekten o eve ihtiyacının bulunması,
- Aynı bölgede veya ihtiyaç sahibine uygun başka bir mülkünün olmaması,
- İhtiyacın gerçek, zorunlu ve sürekli bir nitelik taşıması.
Mahkemenin detaylı bir araştırma yaparak talebin içtenliğini incelediğini belirten Sakarya, “Yargıtay samimiyete bakar. Ancak bu durum kanıtlansa bile, bir ihtiyaç nedeniyle tahliye davası ortalama 3 yılı bulabiliyor” dedi.
Haksız Tahliye Eden Ev Sahibine 1 Yıllık Kira Cezası
Ev sahiplerinin kiracıyı evden çıkarmak için “ihtiyaç” bahanesini kötüye kullanması durumunda ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğini hatırlatan Sakarya, Türk Borçlar Kanunu’ndaki yeniden kiralama yasağına dikkat çekti.
Eğer ev sahibi, bakmakla yükümlü olduğu yakını oturacak diyerek kiracıyı çıkarır ve evi başka birine daha yüksek bedelle kiralarsa:
- Kiracı, eski ev sahibine karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir.
- Yasaya göre ev sahibi, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü kılınabilir.
Birçok kiracının taşındıktan sonra süreçle uğraşmak istemediğini belirten Sakarya, “Vatandaşlar genelde ‘lanet olsun’ deyip takibini bırakıyor. Ancak yasalar doğrultusunda bu hakkın var olduğunu bilmek son derece önemli” ifadelerini kullandı.
“Yapay Zekaya Sormakla Hukuk Mücadelesi Verilmez”
Hukuki süreçlerde yapılan usul hatalarının yıllara mal olduğuna değinen Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, vatandaşların dijital araçlardan edindikleri eksik bilgilerle hareket etmemesi gerektiği konusunda uyardı.
Sakarya, “Kulaktan dolma bilgilerle, Google aramalarıyla ya da ChatGPT gibi yapay zekalara sorarak hukuki süreç yönetilmez. Usul hatası yapıldığında iki yıl süren dava kaybediliyor ve süreç en baştan sil baştan başlıyor. Hak kaybına uğramamak adına mutlaka uzman bir hukuk danışmanına başvurulmalı” değerlendirmesinde bulundu.









