Anasayfa / Emlak Terimleri / Vasiyetname Nasıl Hazırlanır?

Vasiyetname Nasıl Hazırlanır?

Miras süreçlerinde en çok merak edilen ve kimi zaman aile içinde tatlı sert tartışmalara yol açan konulardan biri de vefat eden yakının arkasında bıraktığı son istekleridir. Bazen bir vefatın ardından, hiç beklenmedik bir anda bir vasiyetname ortaya çıkabilir. Peki, aile fertlerinin ruhu bile duymadan bu vasiyetnameler nasıl gün yüzüne çıkıyor? Dahası, murisin (vefat eden kişinin) sağlığında sözlü olarak dile getirdiği “Aslında ben öyle değil, şöyle olmasını istiyorum” şeklindeki beyanları, resmî bir vasiyetnameyi geçersiz kılabilir mi?

Vasiyetname Ortaya Nasıl Çıkar? Sistem Nasıl İşliyor?

Birçok kişi vasiyetnamelerin sadece eski Türk filmlerindeki gibi gizli bölmelerden, kilitli çekmecelerden çıkacağını düşünür. Ancak günümüzde sistem son derece tıkır tıkır ve entegre bir şekilde işlemektedir.

  • Nüfus Müdürlüğü Entegrasyonu: Bir kimse notere giderek bir vasiyetname düzenlediğinde veya hazırladığı vasiyetnameyi notere tevdi ettiğinde (teslim ettiğinde), bu durum kişinin kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğüne resmî olarak bildirilir ve sisteme işlenir.
  • Vefat Anında Devreye Giren Mekanizma: Kişi vefat ettiğinde ve ölüm kaydı nüfus sistemine girildiğinde, sistemde yer alan “vasiyetname mevcuttur” şerhi anında adli mercilerin radarına düşer.
  • Sulh Hukuk Hâkiminin Daveti: Vasiyetnamenin varlığı tespit edildikten sonra, Sulh Hukuk Hâkimi tüm mirasçıları resmî bir dille mahkemeye davet eder. Vasiyetname mirasçıların huzurunda okunur ve böylece hukuki bir aleniyet (açıklık) kazanır.

İstisnai Durum (El Yazılı Vasiyetnameler): Çok nadir de olsa, kişi kendi el yazısıyla bir vasiyetname hazırlayıp evinin bir köşesinde saklamış olabilir. Hukuken, vefatın ardından bu belgeyi bulan her kim olursa olsun, vakit kaybetmeden Sulh Hukuk Mahkemesine teslim etmekle yükümlüdür. Ancak pratikte sistem takipli noter vasiyetnameleri çok daha yaygındır.

“Babam Sağlığında Aksini Söylemişti” Beyanı Geçerli midir?

Gelelim en çok düğümlenen noktaya: Vasiyetname açıldıktan sonra bazı mirasçılar, “Babam vefatından önce bize sözlü olarak bu vasiyetnamede yazanların aksini istediğini söylemişti” iddiasıyla ortaya çıkabilir.

Hukukumuzun bu konudaki yanıtı son derece nettir: Asıl olan resmî ve yazılı iradedir; sonradan dile getirilen sıradan sözlü beyanlar resmî vasiyetnameyi ortadan kaldırmaz. Vasiyetname yapan bir kişinin, daha sonra bu vasiyetten dönmesi veya içeriğini değiştirmesi ancak yine kanunun öngördüğü yazılı şekil şartlarına uygun yeni bir tasarrufta bulunmasıyla (örneğin yeni bir vasiyetname yaparak veya eskisini resmen iptal ederek) mümkündür.

Sözlü Vasiyet Diye Bir Şey Yok mudur?

Hukukumuzda “Sözlü Vasiyetname” kurumu mevcuttur ancak bu durum olağanüstü derecede istisnai şartlara bağlanmıştır. Bir sözlü vasiyetin geçerli olabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:

  1. Kişinin yazılı veya noter onaylı vasiyetname yapma imkânının kesinlikle bulunmaması (yakın bir ölüm tehlikesi, savaş, salgın hastalık veya doğal afet gibi durumlar).
  2. Son arzuların en az iki tanığa sözlü olarak beyan edilmesi.
  3. Bu iki tanığın, vakit kaybetmeden bu beyanları kağıda döküp imzalaması ve ilk fırsatta Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimine teslim etmesi.

Günlük yaşamda, kişinin evinde veya hastane odasında normal şartlar altında yürürken ya da sohbet ederken çocuklarına söylediği sözler, yukarıdaki olağanüstü şartları taşımadığı için “hukuki bir sözlü vasiyet” hükmü taşımaz.

Ortada usulüne uygun yapılmış, sistem kanalıyla ortaya çıkmış bir noter vasiyetnamesi varsa ve bunun aksini iddia eden olağanüstü şartlara sahip resmî bir sözlü vasiyet süreci işletilmemişse; miras paylaşımında sadece ve sadece yazılı vasiyetnamedeki hükümler esas alınır. Aile içi sözlü rivayetler, resmî hukuki metinlerin önüne geçemez.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir